Karabağlar Belediyesi, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) teknik destek programı çerçevesinde ilçe genelinde bir ilke imza atarak risk temelli kentsel dönüşüm stratejileri geliştiriyor. Proje kapsamında düzenlenen “Afetlerde Bütünleşik Risk Yönetimi, Dirençli Karabağlar Sempozyumu”nda bilim insanları ve uzmanlar bir araya geldi.
BAŞKAN KINAY: “YENİ KAYIPLARIN ÖNÜNE GEÇECEĞİZ”
Muzaffer İzgü Konferans Salonu’nda gerçekleşen sempozyumun açılışında konuşan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, ilçenin kentsel dönüşüme en fazla ihtiyaç duyan bölgelerden biri olduğunu vurguladı. Kınay, “Afetler ve yaşanan kayıplar hafızamızda tazeliğini koruyor. Yeni acılar yaşanmaması için bilimsel verilerle riskleri belirledik. Osman Aksüner Mahallesi’nde başlattığımız pilot çalışmayı diğer mahallelere de yaygınlaştıracağız. Kırılganlıklarımızı dayanışmayla azaltacağız” dedi.
Başkan Kınay, 58 mahallenin tamamında deprem riski, iklim değişikliği etkileri ve sosyal kırılganlıklar dahil olmak üzere hem yapısal hem toplumsal risklerin kapsamlı şekilde değerlendirildiğini aktardı. Elde edilen veriler sayesinde strateji ve önceliklerin daha planlı belirlendiğini ifade etti.
KARABAĞLAR’DAN TÜRKİYE’YE ÖRNEK MODEL
Başkan Yardımcısı Özlem Şenyol Kocaer, yürütülen bütünleşik kentsel dönüşüm ve afet yönetimi çalışmasının tekrarlanabilir ve örnek bir model olduğunu söyledi. Proje kapsamında ilçenin fiziki ve sosyal yapısı birlikte ele alınırken, deprem başta olmak üzere sel, yangın ve insan kaynaklı riskler bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Kocaer, Karabağlar’ın 2.180 hektarlık planlama alanının 646 hektarının riskli alan statüsünde bulunduğunu, yaklaşık 52 bin yapıdan yalnızca 8.568’inin güncel deprem yönetmeliğine uygun olduğunu belirterek veri temelli dönüşüm modelinin önemine dikkat çekti.
İZKA VE AKADEMİ DESTEĞİ
İZKA Mavi Büyüme Politikaları Birim Başkanı Dr. Saygın Can Oğuz, plan ve stratejilerin tek başına yeterli olmadığını, uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Karabağlar’da yürütülen projenin hem bölgesel kalkınma hem de afetlere hazırlık açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Sempozyumun moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Hilmi Evren Erdin yönetimindeki oturumda konuşan Prof. Dr. Himmet Karaman, HAZTURK yazılımıyla deprem ve risk analizleri ile karar destek sistemlerini aktardı. Prof. Dr. Melike Tekindal, afetleri toplumsal eşitsizlikler üzerinden değerlendirirken sosyal hizmetin stratejik rolünü vurguladı. Doç. Dr. Nurdan Erdoğan, kentsel ısı adası ve iklim değişikliği etkilerini tartışırken, Koray Çetin Önalan afet anında hızlı müdahale ve arama-kurtarma çalışmalarının önemini anlattı.
UZMANLARDAN ÇARPICI DEĞERLENDİRMELER
Sempozyumun kapanış bölümünde konuşan Prof. Dr. Ruşen Keleş, Türkiye genelinde afet yönetimindeki eksikliklere dikkat çekti. Doğal afetlerin artık tamamen doğal olmadığını, insan kaynaklı faktörlerle afet durumuna dönüştüğünü belirten Keleş, “İmar hakları ve teşvik eksikliği, yapı denetimindeki aksaklıklar ve yanlış malzeme kullanımı, yapıların sağlamlığını doğrudan etkiliyor” dedi. Keleş, merkezi yönetim ile belediyeler arasındaki koordinasyon eksikliğine dikkat çekerken, Karabağlar Belediyesi ve Başkan Helil Kınay’ı bilimsel yöntemlerle afet yönetimine yaklaştıkları için takdir etti.
Prof. Dr. Murat Türkeş ise İzmir ve Karabağlar özelinde iklim ve doğal afet risklerini ele aldı. Sıcak hava dalgaları, yaz kuraklığı, orman yangınları, taşkınlar ve su baskınları gibi afetlerin etkilerini anlatan Türkeş, kentleşmeye bağlı “kent ısısı” etkisinin sıcaklıkları artırdığına dikkat çekti. 2024’te sıcaklıkların 1921 normaline göre 2,1 derece daha yüksek olduğunu belirten Türkeş, afetlerin hidrolojik, orografik ve kültürel faktörlerle birleşik olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sempozyumun sonunda Başkan Kınay, katkı sunan akademisyenlere ve katılımcılara plaket takdim etti.
