Narlıdere İsmi Nereden Geliyor? Nar Ağaçlarının Gölgesinde Bir İlçenin Doğuşu

0

Ferdi Ferit- Özel Haber– İzmir’in saklı cevherlerinden Narlıdere, ismini çevresini saran nar bahçelerinden ve geçtiği dereden alıyor. Bu verimli topraklar, binlerce yıllık tarihiyle, günümüzde modern bir ilçe kimliğine kavuşmadan önce birçok medeniyete ev sahipliği yaptı.

Bir zamanlar “Ali Onbaşı Deresi” adıyla anılan bölge, bu dere etrafını süsleyen bereketli nar ağaçları nedeniyle, Osmanlı döneminden itibaren halk arasında Narlıdere olarak anılmaya başladı. Tapu kayıtlarında ise yöre, “Tozluyurt” adıyla da geçti. Günümüzde İzmir’in en gözde ilçelerinden biri olan Narlıdere, bu kadim adıyla hem doğal güzelliğini hem de tarihsel bağlarını yaşatmaya devam ediyor.

KÖKLERİ ANTİK ÇAĞLARA UZANAN BİR KADİM YURT

Narlıdere’nin bilinen tarihi, İzmir’in tarihiyle iç içe geçmiş durumda. Hitit yazıtlarına göre bölge, MÖ 2000’lerde Luvilerin egemenliği altındaydı. Ardından Lidyalılar, Persler ve Büyük İskender’in gelişiyle Makedonya Krallığı’nın bir parçası oldu. Romalılar döneminde, Luvice’de “su geçidi, boğaz” anlamına gelen “Akhilleion” adını taşıyan bölge, önemli bir konuma sahipti. Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesinin ardından ise Bizans topraklarına katıldı.

SELÇUKLU’DAN OSMANLI’YA BİR BEYLİKLER VE KALELER DİYARI

Bölge, 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Çaka Bey tarafından ele geçirildi ve Türk egemenliğine girdi. Selçukluların ardından sırasıyla Bizans, Ceneviz ve Rodos Şövalyeleri arasında el değiştiren topraklar, daha sonra Aydınoğulları Beyliği hâkimiyetine geçti. Narlıdere, 1425 yılında Sultan II. Murat döneminde kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu’na bağlandı.

Osmanlı döneminde, 1666’da Köprülü Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilen bir kaleden ötürü bölge, “Sancakkale” olarak anıldı. I. Dünya Savaşı’nda bu kale İngiliz donanmasının hedefi oldu ve ilk saldırıda şehit düşen askerler, bugünkü Narlıdere Şehitliği‘ne defnedildi. İlçe, 15 Mayıs 1919’da başlayan Yunan işgalinden 9 Eylül 1922’de kurtuluşuna dek zor günler yaşadı.

KÜLTÜR MOZAİĞİNİN İLÇEYE YERLEŞİM ÖYKÜSÜ

Narlıdere’nin bugünkü sosyal yapısının temelleri yüzyıllar öncesine dayanıyor. Rivayete göre, Akkoyunlu Devleti’nin yıkılmasının ardından Safevi baskısından kaçan Tahtacı Türkmen boyları, yaklaşık 250 yıl önce bugünkü Narlı Mahallesi sınırlarındaki Yukarıköy‘e yerleşti. Bu topluluk, ağaç işlemeciliğindeki ustalıklarıyla tanınıyordu. Daha sonra, yine Alevi inancına sahip Bayat aşireti, şimdiki Yenikale Mahallesi’ndeki Aşağıköy‘e yerleşti.

Bölgede yaşayan Rum nüfus, 1923’teki mübadele ile ayrıldı. Onların yerine, Makedonya, Gümülcine, Arnavutluk ve Yugoslavya’dan gelen Balkan göçmenleri ilçeye yerleştirildi. 1950’li yıllardan itibaren sahil kesimine yazlıkçıların gelmesi, tarımsal işçi göçü ve Alevi vatandaşlar için bir çekim merkezi olması, Narlıdere’nin nüfus yapısını daha da zenginleştirdi.

MODERN BİR İLÇE OLMA YOLCULUĞU

Narlıdere, uzun yıllar Konak ilçesine bağlı bir semt statüsündeydi. 3 Haziran 1992 tarihinde, Güzelbahçe ile birleştirilerek Narlıbahçe adıyla müstakil bir ilçe oldu. Ancak bu birliktelik uzun sürmedi. 27 Aralık 1993‘te çıkarılan bir kanunla iki yerleşim birimi ayrıldı ve bölgemiz, bugünkü adı olan Narlıdere ismiyle İzmir’in bir ilçesi kimliğine kavuştu.

Bugün Narlıdere, tarihi dokusunu koruyan Yukarıköy gibi mahallelerinin yanı sıra, Pir Sultan Abdal Yaşam Vadisi gibi modern ve yeşil sosyal alanlarla, sahil şeridi ile ve canlı kültür sanat yaşamıyla İzmir’in en yaşanabilir ilçelerinden biri olarak öne çıkıyor. Nar ağaçlarının gölgesinde filizlenen bu kadim yerleşim, binlerce yıllık tarihini modern yaşamla harmanlamayı başarıyor.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.