İzmir’in üretim üssü Torbalı, 2025 yılında küresel ekonomik dalgalanmalara meydan okudu. Ege İhracatçı Birlikleri verileri, ilçenin ihracatını 2 milyar doların üzerinde tutarak, Tekirdağ, Balıkesir ve Samsun gibi 65 ili geride bıraktığını ortaya koydu. Bu performans, Torbalı’nın İzmir’in toplam ihracatının yüzde 15’ini tek başına gerçekleştirdiğini gösterdi.
KÜRESEL DARALMAYA RAĞMEN 2 MİLYAR DOLAR BARAJI
Ekonomideki olumsuz havaya rağmen Torbalı, ihracatında sadece yüzde 3,8’lik sınırlı bir düşüşle 2 milyar 22 milyon dolarlık hacme ulaştı. Bu direnç, ilçenin çok yönlü ekonomik yapısı sayesinde gerçekleşti. Tütün, hazır giyim ve mobilya gibi geleneksel kalemlerin yanı sıra tarıma dayalı sanayi ürünlerindeki artış, düşüş yaşayan sektörleri dengeledi.
TÜTÜN VE TARIMA DAYALI SANAYİ LİDERLİĞİ SÜRDÜRDÜ
İhracatın lokomotifi, 454 milyon dolarla tütün sektörü oldu. Hazır giyim ve mobilya da önemli paya sahipti. Ancak asıl dikkat çeken, tarım sektöründeki güçlü yükseliş oldu. Kuru meyvede yüzde 31, hububat ve bakliyatta yüzde 30’luk artışlar kaydedildi. Bu başarı, ilçenin sadece sanayi değil, tarımsal üretimde de ne kadar güçlü olduğunu kanıtladı.
MAKİNE VE KİMYA SEKTÖRLERİNDEN UMUT VEREN YÜKSELİŞ
Sanayi tarafında ise makine ve aksamları ile kimyevi maddeler sektörleri öne çıktı. Makine ihracatı yüzde 14’ün üzerinde bir artışla 125 milyon dolara yaklaştı. Kimya sektörü de 130 milyon doları aşan ihracatıyla ilçe ekonomisine önemli katkı sağladı. Bu rakamlar, Torbalı’nın katma değeri yüksek üretime de odaklandığını gösteriyor.
TTO BAŞKANI OLGUN: “DENGELİ YAPI AYAKTA TUTTU”
Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, zorlu geçen 2025 yılında ilçenin gösterdiği direnci yorumladı. Olgun, “Finansman güçlükleri ve maliyet artışlarına rağmen, dengeli ekonomik yapımız bizi ayakta tuttu. Kuru meyveden makineye farklı alanlardaki büyümeler, düşüş yaşayan sektörleri telafi etti. Torbalı, sadece İzmir için değil, Türkiye ekonomisi için de kritik bir üretim merkezi olma özelliğini sürdürüyor” dedi. Bu sonuçlar, Torbalı’nın sürdürülebilir üretim modelinin önemini bir kez daha vurguluyor.
